DİĞER

J Curr Pediatr 2008; 6: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Afyon

**

Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Afyonkarahisar

***

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı, Bursa

Boy Kısalığı Nedeniyle Takip Ettiğimiz Olguların Genel Özellikleri - POSTER: 8

Polikliniğimizde boy kısalığı nedeniyle izlemekte olduğumuz 152 olgu (83 erkek, 69 kız ) bulunmaktadır. Bu olguların yaş ortalamaları 11,4±4,5 yıl olarak belirlenmiştir. Etiyolojik dağılıma bakıldığında ilk sırayı 70 (%46, 45 erkek, 25 kız olgu) olgu ile yapısal boy kısalığı olan olgular almaktadır. Olguların 23’ünde (%15, 13 kız, 10 erkek) ailesel boy kısalığı bulunduğu, 18’inde (%12, 10 erkek, 8 kız) ise hem yapısal hem de ailesel boy kısalığına ait özelliklerin bir arada bulunduğu tespit edilmiştir. Olguların 12’sinde (%8, 7 kız, 5 erkek çocuk) hafif ve orta derecede protein-enerji malnütrisyonu bulunduğu, uygun diyetle beslenme sonrası boyca büyümenin hızlandığı gözlenmiştir. Boy kısalığı olan olgular içinden bir vakaya (11,5 yaşında, kız olgu) subklinik hipotiroidi, diğer bir vakaya (13 yaşında, erkek olgu) glütene duyarlı enteropati tanısı konulmuş ve ilkine tiroid hormonu replasmanı yapıldıktan sonra, ikincisine glütensiz diyet başlandıktan sonra büyüme atağının başladığı gözlenmiştir. Kız olguların 2’sine yapılan karyogram analizleri sonrası Turner Sendromu (Biri 45XO, diğeri 45XO/46XY mozaisizm) tanısı konulmuştur. Olguların hiçbirinde iskelet displazilerine bağlı boy kısalığı saptanmazken, 9’unda (%6) intrauterin büyüme geriliği öyküsü bulunduğu öğrenildi. Geriye kalan 16 olgu ise idiyopatik boy kısalığı olarak değerlendirilmiş ve hepsinin L-DOPA ve insülinle yapılan büyüme hormonu uyarı testlerinden en az birine yeterli yanıtlar verdikleri gözlenmiştir.

Anasayfa Arşiv Arama Menü