DİĞER

J Curr Pediatr 2008; 6: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara

**

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon BD, Ankara

***

Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi, Pediatrik Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Neonatoloji Ünitesi, Ankara

****

Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi, Ankara

Osteomyelit ve Hiperbarik Oksijen Tedavisi: Bir Vaka Sunumu - POSTER: 34

Osteomyelit sıklıkla hematojen yayılım gösteren, nadiren direkt inokülasyonla gelişen, genellikle çocukluk çağında görülen iskelet sistemi enfeksiyonudur. En sık etkilenen kemikler en hızlı büyüyen ve travmaya en çok maruz kalan alt ekstremitenin uzun kemikleridir. Kemikteki yerleşimi daha çok, oksijenizasyonun sınırlı ve fagositozun en zayıf olduğu metafiz bölgesindedir. En sık etken S.aureus’tur. Tedavide, sistemik antimikrobiyal tedavi ve cerrahi debridmandır, ancak tedavi süresinin uzunluğu ve istenilen sonuçların her zaman alınamaması adjuvan uygulamaların araştırılmasını sürekli gündemde tutmaktadır, aslında tedavi etkinliğini artırıcı olarak, deniz seviyesindeki basınçtan (1 atmosfer basınç) daha yüksek basınç altında hastanın aralıklı olarak %100 oksijen soluması esasına dayalı, hiperbarik oksijen tedavisi uzun süredir kronik ve güç tedavi edilen enfeksiyonlarda uygulanan ve tartışılan yaklaşımlardan bir tanesidir. Uzun süreli ve tekrarlayan enfeksiyon şikayeti olan ve direkt yayılım ile osteomyeliti gelişen vakamızı, hiperbarik oksijen tedavisi ile erken dönemde elde ettiğimiz kozmetik düzelmeyi dikkate getirerek, uygun vakalarda hiperbarik oksijen tedavisi uygulamalarının tedavi destekleyicisi olarak kullanılabileceğini hatırlatmak için sunmak istedik;
13 yaşında kız hastanın, yenidoğan döneminde meningomyelosel kese onarımı nedeniyle 1 kez, sonrasında her iki ayakta inversiyon nedeniyle 3 kez opere edildiği ve 9 yaşından itibaren sağ ayakta yer değiştiren cilt yaraları geliştiği öğrenildi. Hastanın, 4 ay öncede travma öyküsü olmaksızın sağ ayak tabanında kızarık, ağrılı, zaman zaman kötü kokulu akıntının eşlik ettiği bir lezyon geliştiği, ailesi tarafından uygulanan lokal tedaviye cevap vermediği ve zamanla lezyonun büyüdüğü ve ateşi geliştiği için hastanemize başvurduğu belirlendi. Başvurusunda, beyaz küresi, sedimantasyonu, ve CRP değerleri yüksek, direkt grafilerinde metatarslarda periost reaksiyonu ile osteomyelit şüphesi olan ve sağ ayak manyetik rezonans görüntüleme tetkiki ile 5.metatars korteks bütünlüğünde bozulma, proksimal falanksında osteomyelitle uyumlu bulgular tespit edilerek sulbaktam ampisilin ve amikasin tedavisi başlanan hastanın, yara yeri yüzüyel kültüründe Candida parapsilosis üremesi üzerine flukonazol eklenen hastaya yatışının 6.günü hiperbarik oksijen tedavisi 100 saat olacak şekilde başlandı, tedavinin 11.günü, lokal bulguları belirgin şekilde düzelen ve alınan enfeksiyon belirteçleri normale dönen hastanın yatışında alınan kan kültüründe üreme olmaması üzerine 18.gün sonunda peroral amoksisilin klavulonik asitle taburcu edildi.

Anasayfa Arşiv Arama Menü