DİĞER

J Curr Pediatr 2008; 6: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatri Kliniği, Ankara

**

Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir

***

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Pediatri Cerrahi Kliniği, Ankara

****

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara

Ağır Anemiye Neden Olan Meckel Divertikülü Olgusu - POSTER: 55

Meckel divertikülü gastrointestinal sistemin en sık görülen konjenital anomalisidir. Genel populasyonda sıklığı %2-3’tür. Hastaların %4'ünde obstrüksiyon, divertikülit, kanama, invajinasyon ve perforasyonu içeren komplikasyonlar görülebilir. Kronik kanama sonucu demir eksikliği anemisi gelişebilir, ancak sık olmamakla birlikte akut kanamaya bağlı anemi gelişen olgular da literatürde bildirilmiştir. Bu sunuda akut kanamaya sekonder anemi gelişen bir Meckel divertikülü olgusu, derin anemi ve akut kan kaybı durumunda ayırıcı tanıda akla getirilmesini vurgulamak amacıyla sunulmuştur.
Olgu: On sekiz aylık erkek hasta kanlı dışkılama şikayeti ile başvurdu. Hikayesinden ilk kez on beş aylıkken kansızlık şikayetiyle hastaneye başvurduğu, ağır nütrisyonel demir eksikliği anemisi (Hb:4 gr/dL, MCV: 66 fL, Ferritin: <3 ng/mL, serum demiri: 5.5 µg/dL, SDBK: 400 µg/dL, TS: %1.3, GGK: negatif) saptanıp hastaneye yatırıldığı ve buna yönelik tedaviyle hemoglobin 7.1 gr/dL iken taburcu edildiği öğrenildi. Takibinde yapılan aralıklı hemogram kontrollerinde iki aylık periyotta hemoglobinin 12.7 g/dL değerine ulaştığı, son başvurusundan bir hafta öncesinde hastanın hemoglobin değerinde düşme saptandığı (Hb: 9.6 gr/dL), iki gün öncesinde ise bir kez bol miktarda vişne çürüğü şeklinde dışkılaması olduğu öğrenildi. Eşlik eden kusma, ishal, kabızlık veya karın ağrısı şikayeti yoktu.
Soygeçmişinden aralarında akrabalık olmayan anne babanın ikinci çocuğu olduğu ve ailesinde bilinen herhangi bir hastalık olmadığı öğrenildi.
Fizik muayenesinde gelişimi yaşıyla uyumlu olan hasta soluk ve halsiz görünümde idi. Anemiye bağlı kalp yetmezliği bulgusu yoktu ve diğer sistem muayene bulguları normal bulundu. Rektal muayenesinde fissür, kitle, polip vb. bir anormallik saptanamayan hastanın yapılan tetkiklerinde: Hb: 7.6 gr/dL, MCV: 79 fL, RDW: %12.5, RBC: 2.94x106/mm3 olup beyaz küre ve trombosit sayısı normaldi. Serum demiri, SDBK, ferritin, vitamin B12 ve folik asit düzeyleri normal bulunan hastanın üç kez bakılan gaitada gizli kan sonucu negatifti. Hastaya Meckel divertikülü ön tanısıyla TC 99 m perteknetat ile çekilen sintigrafide abdominal bölgede orta hatta mide ile eş zamanlı tutulum gösteren fokal aktivite akümulasyonu tespit edildi ve bu görünüm Meckel divertikülü ile uyumlu bulundu.
Hastaya Pediatrik Cerrahi bölümünde Meckel divertikülünü alacak şekilde ileal rezeksiyon ve anastomoz uygulandı. Materyalin patolojik incelemesi mide mukozası ile döşeli, ödemli ve hiperemik Meckel divertikülü olarak yorumlandı. Hastanın postoperatif takiplerinde sorun olmadı.
Meckel divertikülünde GİS' ten kronik kan kaybına sekonder ağır demir eksikliği anemisi gelişebileceği için bu yönlü araştırmanın yapılması gereklidir. Bu olgu nedeniyle akut kan kaybıyla gelişen normokrom normositer anemi tablosunda da Meckel divertikülünün ayırıcı tanıda akla getirilmesi gerektiği vurgulanmak istenmiştir.

Anasayfa Arşiv Arama Menü