DİĞER

J Curr Pediatr 2005; 3: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Durdurulamayan Hapşırık - POSTER: 3

Giriş: Primer olarak ergenlik çağında rastlandığı bildirilen durdurulamayan hapşırık tablosu nadir ve tanı konması oldukça güç bir rahatsızlıktır.
Olgu: 11 yaşında kız hasta iki haftadır devam eden hapşırık atakları nedeniyle adolesan polikliniğimize başvurdu. Her 5-8 saniyede bir tekrarlayan, müköz akıntıya neden olmayan ve sadece hasta uyanıkken görülen bir atak tariflemekteydi. Hasta, şikayetine yönelik kullandığı antibiyotikler, sempatomimetik ajanlar ve sistemik antihistaminiklerden fayda görmemişti. Fizik muayenesi ve laboratuvar değerleri normal bulunan hastaya Pentokain ile topikal nazal anestezi uygulaması  sonrası rinoskopik muayenesi yapıldı. Muayene sırasında hapşırık devam etmesine karşın, nazal anesteziden iki saat sonra hapşırıklar arası süre uzamaya başladı ve ertesi gün ataklar kesildi. Hastanın çekilen manyetik rezonans görüntülemesi normal bulundu. Psikiyatrik değerlendirme sonucu atakların psikojenik olduğuna karar verildi.
Tartışma: Hapşırık genellikle nazal iritasyona karşı oluşan fizyolojik bir cevaptır. Fizik muayene, laboratuvar değerleri, radyolojik ve rinoskopik değerlendirmelerin normal olması hastamızda alerjik reaksiyonlar, enfeksiyöz nedenler, lokal nazal etkenler, santral sinir sistemi lezyonları, vazomotor ve refleks olaylar gibi organik nedenleri ekarte ettirmiştir. Literatürde bu tür bir tablonun genellikle psikojenik sebeplere bağlı olduğu belirtilmektedir.
Ancak hapşırığın rinoskopik inceleme sırasında devam etmesi ve topikal anestezi etkisi ile kesilmesi, bizi olfaktor sinir sitimülasyonu üzerinde düşündürmektedir. Paroksismal hapşırık vakaları her ne kadar psikojenik orijinli olarak düşünülse de bu hastalara topikal nazal anestezi uygulaması yapılmalıdır.

Kaynaklar

1. Bergman GE. Psychogenic intractable sneezing in children. J Pediatr 1984 Sep; 105(3): 496-8
2.  Shapiro RS. Paroxysmal sneezing in children, two new cases; J Otolaryngol 1992 Dec; 21 (6): 437-8

Anasayfa Arşiv Arama Menü