OLGU SUNUMU

J Curr Pediatr 2005; 3: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara

**

Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Servisi, İstanbul, Türkiye

***

Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Afyonkarahisar

Adaçayı Yağının Yanlış Kullanımına Bağlı Neonatal Konvülziyon: Olgu Sunumu - POSTER: 16

Gelişmiş ülkelerde son yirmi yılda bitkisel ilaçlar ve alternatif tıp yöntemlerinin kullanımının  yaygınlaştığı, bu ilaç ve yöntemlerle ilişkili yan etki ve toksikasyonlara bağlı olgularda artış olduğu bildirilmişdir. Yenidoğan ve süt çocukluğu dönemlerinde bitkisel ilaçlar infantil kolikte, konstipasyonda, enfeksiyonlara karşı koruyucu olarak ve bazen de anne sütü azalmasında kullanılmaktadır. En sık rezene, papatya ve anason çayları gaz giderici olarak kullanılır. Bu ilaçlar genellikle oral yoldan kullanılır fakat topikal kullanımları da mevcuttur. Önerilen normal dozlarda genellikle yan etkiler görülmez. Ancak yüksek dozda veya topikal kullanım için hazırlanmış formların oral yoldan kullanılması sonucu oluşan intoksikasyon olguları bildirilmiştir.
Bu yazıda rahatlama ve gaz giderme sağlanması amacıyla aktarda hazırlatılan ancak yanlışlıkla topikal kullanım yerine oral olarak yüksek dozda uygulanan adaçayı yağına (salvia officinalis) bağlı gelişen bir neonatal intoksikasyon (konvülziyon) olgusu sunulmuştur.
Yirmdört günlük kız bebek acil polikliniğine sık nefes alıp verme, huzursuzluk ve morarma şikayetleriyle getirildi. Öyküsünden 26 yaşındaki annenin 36 haftalık 1. gebeliğinden makadi geliş nedeniyle sezaryen ile 3000 gram ağırlığında doğduğu, prenatal ve postnatal özgeçmişinin özellik arzetmediği ve başvuru saatinden 3 saat once, karın bölgesine lokal masaj ile uygulayıp gaz sancısını önlemek amacıyla aktarda hazırlatılan adaçayı yağı adlı bitkisel ilacın yanlışlıkla iki çay kaşığı miktarında hastaya içirildiği öğrenildi.
Fizik muayenede rektal vücut ısısı 37.2 0C, nabız 124 vuru/dk, solunum sayısı 68/dk, ağırlık 3750 gram (%25-50), boy 51 cm (%25-50) ve baş çevresi 37 cm (%25-50) idi. Hastada hiperpne, takipne, hipertonüsite, derin tendon reflekslerinde artma, aşil ve çene klonusu, opistotonus ve gözlerde vertikal nistagmus saptandı.
Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 12.9 gr/dL, lökosit sayısı 11300/mm3, trombosit sayısı 471 000/mm3 idi. Kan şekeri 120 mg/dL, sodyum 136 mEq/L, potasyum 3.9 mEq/L ve iyonize kalsiyum 4.49 mmol/L olarak saptandı.
Hastaya mide irrigasyonu yapıldı ve aktif kömür uygulandı. İzlemde yatışından 1,5 saat sonra tonik klonik konvülziyon gözlendi ve intravenöz fenobarbital ile tedavi edildi. Yatışından 16 saat sonra derin tendon refleksleri normale döndü, klonusu kayboldu, hipertonüsitesi ve opistotonusu azaldı. Yirmidört saat sonra hasta tamamen düzeldi ve 48 saat sonra taburcu edildi.
Adaçayı (Salvia Officinalis) değişik formlarda spazmolitik, antimikrobiyal, sedatif, antiinflamatuvar, antioksidan, antitümör, antihipertansif, diüretik, diaforetik, antiseptik ve ekspektoran özellikleri ile koroner kalp hastalıkları, kronik bronşit, asthma, kronik renal yetmezlik, siroz, dismenore, insomnia, infantil kolik, dispepsi, Alzheimer  hastalığı gibi çeşitli klinik durumlarda bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır. Salvene, pinene, camphor, cineole, borneol, thujone, saponin, diterpene, phenolic asit, salviatannin, ursokolik asit, kafeik asit ve flavonoidleri içeren adaçayı yağı, adaçayı yapraklarının distilasyonu ile elde edilmektedir .
Bitkisel ilaçların yanlış veya toksik dozlarda kullanımı sonucu allerjik reaksiyonlar, karaciğer yetmezliği, hepatit, kolit, kronik diyare, hemolitik anemi, nefrit, renal fibrosis, konvülziyon, hipotansiyon, aritmi, sedasyon, sıvı ve elektrolit bozuklukları ile fotosenzitizasyon gibi birçok komplikasyonlar ortaya çıkmaktadır. Yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde ülkemizde en sık kullanılan bitkisel ilaçlar konstipasyon ve infantil kolik durumlarında kullanılan rezene, papatya ve anason çayları ile badem yağıdır. Sık kullanılan bu bitkisel ilaçların intoksikasyon tablolarında apne, santral sinir sistemi depresyonu, diyare ve kusma saptanırken, hastamızda eksitasyon, opistotonus, derin tendon reflekslerinde artma, konvülziyon gibi santral sinir sistemi uyarılmasına bağlı belirtiler ortaya çıkmıştır. Ökaliptus, devekulağı, kediotu, solucan otu, kuşdili gibi bitkilerden elde edilen bir kısım bitkisel ilaçların santral sinir sistemi eksitasyonu ve konvülsiyonla seyreden intoksikasyon tablolarına yol açabileceği bildirilmiş olup neonatal konvülziyonlarla seyreden intoksikasyon olgularına rastlanmamıştır. Adaçayının distilasyonuyla elde edilen adaçayı yağının thujone, camphor ve cineole içerdiği, bu maddelerin epileptojenik özellik taşıdığı ve deneysel bir çalışmada diğer bitkisel ilaçlarla karşılaştırıldığında çok daha düşük dozlarda konvülziyonla karakterli intoksikasyon tablolarına neden olduğu bildirilmiştir. Olgumuzda iki çay kaşığı  miktarında adaçayı yağının ağızdan yanlışlıkla alımının neonatal konvülziyonla giden intoksikasyon tablosuna neden olması, belirtilen deneysel çalışma ile uyumlu gözükmektedir.
Sonuç olarak nedeni saptanamayan yenidoğan konvülziyonlarında bitkisel ilaçlara bağlı  akut veya kronik intoksikasyonun etiyolojiden sorumlu olabileceği göz önüne alınmalı ve  adaçayı yağının topikal preperatlarının oral yoldan yanlış kullanımına bağlı konvülziyon ve tonus artışı ile karakterli hipereksitasyon tablosu gelişebileceği unutulmamalıdır.

Anasayfa Arşiv Arama Menü