DİĞER

J Curr Pediatr 2007; 5: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir

**

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Bölümü, Ankara

***

Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İmmünoloji Bölümü, Ankara

****

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, Ankara

Persistan Stridor ile Başvuran Servikal Hamartom Olgusu - POSTER: 45

Hamartomlar yaygın olmayan, nonneoplastik gelişimsel anomalilerdir. Nazofarenks ve akciğerlerde daha yaygın görülürken, laringeal hamartomlar çok nadir görülür. 1998 yılına kadar olan tüm olguları içeren bir seride 11 vaka bildirilmiştir. Laringeal hamartomlar genellikle, fibröz doku, düz kas, kıkırdak, yağ, iskelet kası, epitel, müköz gland içeren submukozal yerleşimli miks yapılardır. Genellikle hava yolu obstrüksiyonu sonucu, disfoni, kronik öksürük, sesli solunum, progressif stridor ve dispneye neden olurlar. Tekrarlayan pnömoni ve iyileşmeyen stridor ile başvuran servikal hamartomlu olgu çok nadir bir anomali olması nedeniyle sunuldu. Olgu: Yedi aylık erkek hasta doğumdan 20 gün sonra başlayan hırıltılı solunum, seste kabalaşma ve kısıklık, son iki aydır belirginleşen hızlı nefes alıp verme, beslenememe ve morarma şikayetleriyle getirildi. Öyküsünden 20 günlükken ve iki aylıkken pnömoni ve beş aylıkken de trakeobronşit tanısı ile hastanede izlendiği, ara dönemlerde hırıltılı solunum, ses kısıklığı şikayetlerinin düzelmediği geldiği merkezde yapılan bronkoskopisinin normal bulunduğu öğrenildi. Anne baba arası akrabalık olmayan ve doğum öyküsü normal olan olgunun muayenesinde, genel durumu orta, huzursuz, solunumu zorlu, kaba ve boğuk sesle öksürüyor, soluk görünümde, oksijen satürasyonu %97, vücut ısısı 36.5_C, solunum sayısı 54/dk, nabzı 140 /dk, vücut ağırlığı 7300gr (3-10p), burun kanadı solunumu, inspiratuar stridoru, interkostal, subkostal ve suprasternal retraksiyonları ve başını geriye attığı gözlenirken, her iki hemitoraks solunuma eşit katılıyordu ve dinlemekle ral-ronküs duyulmadı. Dinlemekle 2/6º sistolik üfürümü duyuludu ve diğer sistem muayene bulguları normal bulundu. Laboratuvar tetkiklerinde demir eksikliği anemisi tespit edildi. İki yönlü akciğer grafisi normaldi. Diğer biyokimyasal tetkikleri, alfa-1 antitripsin değeri, ter testi, Immünglobülinleri bulundu. Ekokardiyografisinde VSD tespit edildi. Takibinde soğuk buhar, adrenalin nebül ve steroide yanıt alınamadı. Servikal tomografide subglottik 0.3 cm çapında solid nodüler bir lezyon görüldü. Subglottik kitle öntanısıyla yapılan bronkoskopide subglottik bölgede, solda düzgün yüzeyli görülen kitle, bronkoskopi esnasında alınamayıp ameliyatla çıkarıldı. İki ay süreyle trakeostomili kalan hasta düzelerek taburcu edildi. Çıkarılan kitlenin patolojik incelemesi hamartom ile uyumlu bulundu.

Anasayfa Arşiv Arama Menü