Öz
Giriş
Çocukluk çağı olumsuz yaşam deneyimleri (ÇÇOYD), bireyin 18 yaşına gelmeden önce yaşadığı istismar, ihmal ve aile içi işlev bozukluğu gibi potansiyel olarak travmatik deneyimleri ifade eder. Bu çalışma, 2023 ile 2026 yılları arasında ilk kez üniversiteye başlayan geç ergenlik dönemindeki birinci sınıf öğrencileri arasında ÇÇOYD sıklığını ve zamansal eğilimlerini incelemeyi amaçlamıştır.
Gereç ve Yöntem
Bu araştırma, tekrarlanan kesitsel tipte bir çalışma olarak yürütüldü. Veriler, sosyal medya ve öğrenci ağları aracılığıyla dağıtılan anonim çevrimiçi anket yoluyla toplandı. Katılımcılar Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gönüllü olarak katıldı. Çalışmanın sonunda, 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki katılımcı sayıları sırasıyla 138, 137, 136 ve 139 olup toplamda 550 öğrenciye ulaşılmıştır. Çocukluk çağı olumsuz yaşam deneyimlerinin sıklığını değerlendirmek için ACE-Q 10 ölçeği kullanıldı. Yıllar içindeki değişiklikler Pearson Chi-square ve Linear-by-Linear Association testi ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri kullanılarak incelendi.
Bulgular
Katılımcıların %53’ü en az bir olumsuz çocukluk çağı olumsuz yaşam deneyimi (ÇÇOYD) yaşadığını bildirirken, %9,6’sı dört veya daha fazla ÇÇOYD’ye maruz kaldığını bildirmiştir. Duygusal ihmal, tüm yıllar boyunca en yaygın çocuk istismarı türü olurken, bunu duygusal istismar takip etmiş, fiziksel veya tıbbi ihmal ise en az sıklıkta görülmüştür. Çocukluk çağı cinsel istismarı, 2023’te %5,8’den 2026’da %17,4’e önemli ölçüde artmıştır (p-trend=0,001). Ailede alkol veya madde bağımlılığı sorunlarının yaygınlığı da %3,6’dan %10,1’e yükselmiştir (p-trend=0,033). Dört veya daha fazla ÇÇOYD puanına sahip öğrencilerin yüzdesi de %5,8’den %16,5’e önemli ölçüde artmıştır (p-trend = 0,004).
Sonuç
Üniversiteye yeni başlayan geç ergenlik dönemindeki öğrenciler arasında, özellikle cinsel istismar ve ÇÇOYD yükü vakalarında artış eğilimi gözlemlenmiştir. Bulgular ulusal düzeyde temsili olamasa da, ÇÇOYD’nin sürekli olarak izlenmesi ve çocuk koruma ile travma odaklı önleyici programların güçlendirilmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır.


