DİĞER

J Curr Pediatr 2005; 3: -
Makale Geliş Tarihi:
Makale Kabul Tarihi:
*

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Neonatoloji Bilim Dalı, Bursa

**

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı, Bursa

***

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı, Bursa

****

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Neonatoloji Bilim Dalı, Bursa, Türkiye

Neonatal Hipoglisemili Olgularımızın Değerlendirilmesi - POSTER: 74

Hipoglisemi, kan şekerinin mutlak veya göreceli olarak azalması sonucu ortaya çıkan ve çeşitli klinik bulgularla kendini gösteren bir semptomlar kompleksidir. Neonatal hipoglisemi bir çok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir ve erken tanı ve tedavisi ile sebep olabileceği  sorunlar önemli ölçüde önlenebilir. Asemptomatik olabileceği gibi, anormal ağlama, apne, beslenme zorluğu, inleme, takipne, hipotermi, hipotoni, huzursuzluk, tremorlar ve konvülsiyon en sık rastlanan semptomlardır.
Bu çalışmada Haziran 2003- Kasım 2004 tarihleri arasında yenidoğan servisimizde neonatal hipoglisemi tanısı ile izlenen toplam 56 hasta değerlendirildi.
Bebeklerin 34 tanesi erkek (%60) ve 22 tanesi kız (%40) idi. Gestasyon haftaları ortalama 35.5±3.3 (26-40) hafta ve doğum ağırlıkları ortalama 2615±1222 (530-5575) gram bulundu. Hastaların 27’si (%48) preterm ve 39’u (%52) term idi. Olguların 26’sı (%46) AGA, 17’si SGA (%30) ve 13’ü (%24) LGA olarak saptandı. Neonatal hipoglisemisi olan olguların 12 tanesinin (%21) annesinde diyabet ; 16 tanesinin (%28) ise preeklampsi öyküsü vardı. Bebeklerin 42’sinde (%75) eşlik eden neonatal sepsis, 25 bebekte (%44) de neonatal hiperbilirübinemi mevcuttu.
Bebeklerin 50 tanesinde (%89) hipoglisemi 1. günde görülürken, 4 bebekte 2. günde, birer tane bebekte ise 4 ve 22. günde görülmüştür. Kan şekerleri 20mg/dl ile 39 mg/dl arasında olup, ortalama kan şekeri 24.3 mg/dl olarak saptandı. Hastaların %83’ü asemptomatik iken, en sık görülen semptomlar konvülsiyon, titreme ve aktivite düşüklüğü idi. İki hastada hiperinsülinizm saptanırken, diğer tüm hastalarda kortizol, growth hormon ve insülin değerleri normal olarak saptandı.  On hastada (%56) intravenöz  dekstroz tedavisine ek olarak steroid tedavisi  uygulandı. Steroid başlanan hastalarda glukagon yanıtı yokken, geri kalan 46 hastada glukagona yanıt alındı.

Anasayfa Arşiv Arama Menü